Çiftlik Bank İle İlgili Görüşlerim

Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Çiftlik Bank adı altında mükemmel bir vurgun yapıldı. Hatta dizilere bile konu olabilir bu olay o derece. ben de bu konuyla ilgili görüşleri kaleme aldım. Biraz uzun ama geniş ve ayrıntılı bir tahlil yaptım bu konuyla ilgili. Okumanızı tavsiye ederim.

1. Bunların merkezi Türkiye’de değil, KKTC’deydi. “Neden?” diye sormadınız. Ben söyleyeyim: Gezegen üzerinde KKTC’yi tanıyan tek ülke Türkiye. Defacto bir ülkenin kanunları kimseyi bağlamaz elbette. Haliyle adamlar da büyük vurgunu yaptıktan sonra kim ipler KKTC’yi. Ayrıca 100 bin dolar sermaye ortaya koyuyorlar ve 200 milyon dolarlık şirket kuruyorlar. Tabi siz yine sorgulamadınız. Hadi 200 milyon dolarlık şirket yalanını da yediniz, ulan daha tüyü bitmemiş ergen tipli tombalak Mehmet Aydın’ın bu parayı nereden bulduğunu da mı sorgulamadınız?

2. Bu kadar tesis açılışı yapıyorlardı, ama tesisler bir türlü faaliyete geçmiyordu. “Neden?” diye sormadınız. Ben söyleyeyim: O tesis açılışları tamamen göz boyamak içindi. Aslında hiç üretim yoktu. Hiç olmayacaktı da. Ancak kurdukları sisteme daha çok kişiyi çekebilmek için, planladıkları oyunun daha gerçekçi olması gerekiyordu. Haliyle açılıştan bir zaman sonra açılışın yapıldığı tesislere gidildiğinde o bölgede bir Allah’ın kulu olmadığı görülüyordu. Tabi siz bu haberleri gördüğünüz halde yine “Neden?” diye sorma ihtiyacı duymadınız.

3. Türkiye’de en yüksek bankanın verdiği yıllık faiz % 10 civarındayken, bu sistem size aylık % 10 kar taahhüt ediyordu. “Nasıl?” diye sormadınız. Ticarette her iki tarafta kazanır. Hırsızlık ve dolandırıcılıkta ise bir taraf kazanırken diğer taraf kaybeder. Ortada ticaret (alış-veriş, alım-satım) olmadığına göre, bir tarafın kazanırken birilerinin kaybetmesi gerekecekti. Bilin bakalım, kaybedenler kimlerdi?

4. Web sitelerinin ssl sertifikaları 128 bit ve sahibi bölümünde ise “bu site, sahibi ile ilgili bilgi sağlamıyor” yazıyordu. “Neden?” diye sormadınız yine. Oysa azıcık düşünseniz, “insanlar on binler yatırıyor, adamlardaki gevşekliğe bak” diyerek mevzuyu anlayabilirdiniz.

5. Mavi yumurta tesisi açılışı yaptılar sözde. Dedikleri tesisin tanıtım filminde benim gördüğüm taş çatlasa 100 tane tavuk var. 5.4 Milyar TL (Küsuratlı söyleyelim de uyanmasınlar) gelir bekliyorlarmış. o tavukların bokunu yemek lazım. Adam başı 50 milyon kazandıracaklar. “Bunda bir tuhaflık yok mu?” diye düşünmediniz

6. Ülkede tarım ve hayvancılık sektörü bitmişken, devlet bu sektörü canlandırmak için çaba sarf ederken, içler acısı halde olan bu sektörden nasıl bu kadar kısa sürede bu kadar çok para kazanabileceğim diye de sormadınız.

SON SÖZ: Aslında yukarıdaki maddeler çok daha fazla olabilirdi. Ancak ben sadece % 100 “bu işte bir terslik var” denebilecek olanları yazdım. Bunun dışında derinlemesine bir inceleme yapsam bu maddeler belki yüzü bulurdu. Peki 500 bin insan ki bunun içinde esnafı, memuru, müdürü, öğretmeni, polisi vs. var… Her kesimden insan nasıl oldu da bu oyuna geldi? Neden yukarıda bahsettiğim tuhaflıkları görmedi? Aslında görmedi veya göremedi değil, “GÖRMEYE ÇALIŞMADI” bu arkadaşlar. Çünkü kısa yoldan köşeyi dönmek, emek vermeden kazanmak o kadar büyülemişti ki kendilerini, açgözlülükleri yüzünden beyinlerini çalıştırma ihtiyacı dahi duymadılar. Yani demek istediğim şey şu ki; kandırılanların genel özelliği “geri zekalı” olmaları değildi. “AÇGÖZLÜ” olmalarıydı. İnsan açgözlü olmaya dursun, bu his insanın içindeki, sevgiyi, merhameti, vicdanı öldürdüğü gibi, aklını kullanmasını ve gözlerini açmasını da engeller. Sahip olduklarının değerini bilip şükreden, aza tamah eden ve hak etmediği malda gözü olmayanlar ne mutlu insanlar! Alın terinin değerini bilen tüm emekçi kardeşlerime selam olsun. Allah yar ve yardımcıları olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya’nın En İyi Keskin Nişancısı

Ruhumuzun Derinliklerine Gizlenen Fobilerin Sanata Yansımış Halleri